19 Ocak 2009 Pazartesi

Nükleer yatırım 8 bin kişiye iş imkanı yaratır

AtomstroyExport Başkan Yardımcısı Tımur Ivanov Habertürk TV'de Özlem Dalga'nın sorularını yanıtladı. "Son zamanlarda metalin fiyatları düşmeye başladı" diyen Ivanov yatırım açısından bu durumun kendi lehlerine geliştiğini dile getirdi. Ivanov sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu düdüşle birlikte, biz sanayiden daha düşük fiyatlara malzeme tedarik edebileceğiz. Bu açıdan durum bizim lehimize. Aynı zamanda yerel şirketleri de kullanacağız. Bu da bizim avantajımıza olacak. Buraya milyarlarca dolarlık yatırım yapacağız. Mesela 6 yıl sürecek olan inşa süreci başladığında minimum 6-8 bin kişiyi istihdam edeceğiz. Bu proje birçok Türk insanına iş olanağı sağlayacak"

Özlem Dalga:

Bu, Türkiye’nin en büyük yatırım projelerinden biri.. Ve aynı zamanda nükleer santral yatırımı konusunda özel sektörün ilk girişi. Peki özel sektöre girişiniz size daha mı pahalıya mal oldu?

Cevap: Evet belki daha pahalıya mal olduğunu söyleyebilirim. Fakat, biz sabit bir fiyat önerdik. Ve burada bu piyasayı kullanabilmemiz için büyük avantajlar var. Yatırıma başladıktan sonra fiyatları tekrar düşürebilir ve daha makul bir fiyatla gelebiliriz.

Özlem Dalga

Peki bu yatırımların süreci ne kadar olacak?

Cevap: Aslında biz anlaşmayı imzalar imzalamaz yatırıma başlayacağız. 6-7 yıl kadar inşa süreci olacak, ondan sonra da 15 yıllık bir süre gerekecek kendimizi tamamlamız için. Bu yüzden de 22 yıl sonunda yatırımlarımızı alacağız. Yani toplamda 22 yıl sürecek.

Özlem Dalga:

22 yıl sonunda kendinizi tamamlayabileceğinizi söylediniz. Hükümet de bu anlamda garanti veriyor size. Bu peki fiyatları biraz daha düşürür mü?

Belki bu gerçekleşebilir diyebilirim. Evet belki.

Özlem Dalga:

Nasıl bir teknoloji kullanacaksınız?

Cevap: Bizim önerdiğimiz teknoloji dünyaca bilinen bir teknoloji. Basınçlı su reaktörü bütün dünyada kullanılıyor. Dünyadaki bütün santrallerin yüzde 70’i bu teknolojiyi kullanıyor.

Özlem Dalga:

Peki bu tür reaktörlerin avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Basınçlı su reaktörü çok çevre dostu bir teknolojidir. Oldukça güvenlidir. Birçok yerden referans aldık. Biz Çin ve Tayvan’da da bazı santraller inşa ettik ve onlar çok başarılı sonuçlar verdi. Son olarak Bulgaristan’da bir nükleer santral ihalesi kazandık. Orada 2 ünite inşa ediyoruz. Ve ayrıca da bizim teknolojimiz Avrupa Hizmet Standartları’na uygun. Tabii ki Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun belirlediği standartlara da uygun. Çok güvenli olduğunu söyleyebilirim.

15 Ocak 2009 Perşembe

Dolar aldı başını gidiyor

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal 100 Endeksi, birinci seansın ilk yarısında geriledi.

Endeks, seansın 1 saat 30 dakikalık bölümünü, önceki ikinci seans kapanışına göre 7,60 puan düşerek 25.048,11 puandan geçti. Hisse senetleri bu seviyede ortalama yüzde 0,03 değer yitirdi.

İlk bölümde işlem hacmi ise 357,1 milyon TL olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası'nın bugün vereceği faiz kararı beklenirken, artan global riskten kaçış eğilimiyle dolar 1.62 liranın üzerine çıktı. Bankacılar tahvil/bono piyasasında Merkez Bankası'ndan beklenen faiz indirimlerin yukarı yönlü hareketleri sınırladığını söylediler. ..

İstanbul ve Ankara'da dolar, avro ve sterlinin alış-satış fiyatları, saat 09.30 itibariyle şöyle:


İSTANBUL ALIŞ SATIŞ
ABD Doları 1,6130 1,6190
Avro 2,1220 2,1290
Sterlin 2,3550 2,3650

ANKARA
ABD Doları 1,6100 1,6300
Avro 2,1120 2,1450
Sterlin 2,3300 2,3900

13 Ocak 2009 Salı

Cari açıkta rekor düşüş

Küresel krizin etkisiyle kurların yükseldiği ve ithalatın keskin bir düşüş gösterdiği Kasım ayında, Türkiye’nin cari işlemler açığında rekor oranda küçülme yaşandı. Cari açık, önceki yılın aynı ayına göre yüzde 83,3 azalarak 3 milyar 348 milyon dolardan 559 milyon dolara geriledi.

Merkez Bankası, Kasım ayı ödemeler dengesi gerçekleşmelerini açıkladı. Buna göre 2008 yılının Kasım ayında sadece 559 milyon dolarlık bir cari açık verildi. Açık, 2007 yılının aynı ayında 3 milyar 348 milyon dolar olmuştu. Alt kalemler itibariyle, ödemeler dengesindeki dış ticaret açığının yüzde 63.3 küçülerek 1 milyar 380 milyon dolara gerilemesi, hizmetler dengesi kaleminden kaynaklanan net gelirlerin yüzde 62.1 oranında artarak 948 milyon dolara yükselmesi ve gelir dengesi kaleminden kaynaklanan net giderlerin yüzde 26.5 azalarak 255 milyon dolara gerilemesi, cari açıktaki rekor küçülmede etkili oldu.

Öte yandan, aynı ayda cari transferlerden kaynaklanan girişler 2007 yılının Kasım ayına göre yüzde 28.5 oranında düşerek 128 milyon dolar olarak gerçekleşti.

ONBİR AYLIK AÇIK 38.9 MİLYAR DOLAR

Ocak-Kasım döneminde ise cari açık, 2007 yılının aynı dönemine göre yüzde 17,6 artarak 38 milyar 861 milyon dolar oldu. Onbir aylık verilere göre ödemeler dengesindeki tanımıyla dış ticaret dengesi, 2007 yılının aynı dönemine oranla yüzde 20,4 daha fazla olmak üzere 50 milyar 385 milyon dolar tutarında açık verdi. 2008 yılının onbir aylık dönemi alt kalemler itibariyle incelendiğinde, ithalat (CIF) harcamalarının bir önceki yıla oranla yüzde 23,8 oranında artarak 190 milyar 527 milyon dolara ve ihracat (FOB) gelirlerinin yüzde 27,4 artarak 124 milyar 253 milyon dolara yükseldiği, bavul ticareti gelirlerinin yüzde 3,3 oranında artışla 5 milyar 671 milyon dolara ulaştığı tahmin edildi.

Ekim ve Kasım ayları tahmini veriler olmak üzere, 2008 yılının on bir aylık döneminde turizm gelirleri 2007 yılının aynı dönemine oranla yüzde 18,2 artarak 20 milyar 814 milyon dolara, turizm giderleri de yüzde 8 artarak 3 milyar 162 milyon dolara yükseldi. Bunun sonucunda, söz konusu dönemde net turizm gelirlerinin yüzde 20,2 oranında artarak 17 milyar 652 milyon dolar olarak gerçekleştiği tahmin edildi.

Hizmetler kapsamında önemli bir kalemi olan taşımacılıkta 2007 yılının on bir aylık döneminde 187 milyon dolar net çıkış olmuşken, 2008 yılı Ocak-Kasım döneminde 31 milyon dolar tutarında net giriş gerçekleşti.

Yurt içinde yerleşik inşaat şirketlerinin yurt dışında gerçekleştirdikleri inşaat hizmetlerinden kaynaklanan net döviz girişi, 2007 yılının Ocak-Kasım dönemine oranla yüzde 27,1 artarak 873 milyon dolar oldu.

Yurt dışında yerleşik kişilerle gerçekleştirilen sigorta ve reasürans işlemlerine ilişkin verilerden oluşan sigorta hizmetleri kalemiyle ilgili olarak net gider, Ocak-Kasım döneminde 2007 yılının aynı dönemine oranla yüzde 17,2 azalarak 642 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bu gelişmeler sonucunda, 2007 yılının on bir aylık döneminde toplam 13 milyar 210 milyon dolar fazla veren Hizmetler Dengesi kalemi, 2008 yılının aynı döneminde yüzde 26,1 artışla 16 milyar 660 milyon dolar fazla verdi.

Ücret ödemeleri ve yatırım geliri kalemlerinden oluşan gelir dengesi kalemindeki net çıkış, 2007 yılının Ocak-Kasım dönemine göre yüzde 10,1 oranında artarak 7 milyar 5 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Cari transferler kalemi, on bir aylık dönemde yüzde 3,9 azalışla 1 milyar 869 milyon dolar giriş kaydetti.

ON BİR AYDA NET 36.5 MİLYAR DOLAR NET SERMYE GİRİŞİ

Ocak-Kasım döneminde finans hesaplarında gerçekleşen net sermaye girişi, 2007 yılının aynı dönemine göre yüzde 17,9 artarak 36 milyar 481 milyon dolar oldu. Bu kapsamda, doğrudan yatırımlar kalemi altında, Türkiye’deki yabancı sermayeli şirketlerin yabancı ortaklarından kullandıkları krediler ve yabancıların Türkiye’deki taşınmaz alımlarını da içeren yurt dışında yerleşik kişilerin yurt içinde yaptıkları net yatırımlar, 16 milyar 55 milyon dolar oldu. Söz konusu yatırımlar 2007 yılının Ocak-Kasım dönemindeki 18 milyar 809 milyon dolar olarak gerçekleşmişken tutara göre yüzde 14,6 azaldı. Alt kalemler itibariyle incelendiğinde, yurt dışında yerleşik kişilerin Türkiye’de gerçekleştirdikleri net gayrimenkul alımlarının 2007 yılının aynı dönemine oranla yüzde 2,9 artarak 2 milyar 751 milyon dolara yükseldiği, yabancı sermayeli şirketlerin yurt dışındaki ortaklarından 78 milyon dolar net kredi kullanımı gerçekleştirdiği belirlendi.

Yurt içinde yerleşik kişilerin yurt dışında yaptıkları net yatırımların 2007 yılının on bir aylık döneminde net 1 milyar 992 milyon dolar olan tutarı, 2008 yılının aynı döneminde 2 milyar 378 milyon dolara yükseldi. Bu gelişmelerle, doğrudan yatırımlar kaleminde 2008 yılının Ocak-Kasım döneminde gerçekleşen net sermaye girişi, 2007 yılının aynı dönemine oranla yüzde 18,7 azalarak 13 milyar 677 milyon dolar oldu.

2007 yılının Ocak-Kasım döneminde 110 milyon dolar net sermaye girişi olan portföy yatırımlarında 2008 yılının aynı döneminde 4 milyar 945 milyon dolar tutarında net çıkış gerçekleşti.

Ticari ve nakit krediler ile mevduatlardan oluşan “diğer yatırımlar” kaleminde 2007 yılının Ocak-Kasım döneminde 20 milyar 797 milyon dolar olan net giriş, 2008 yılının aynı döneminde 30 milyar 89 milyon dolara yükseldi.

2007 yılının Ocak-Kasım döneminde 6.779 milyon dolar artan resmi rezervler, 2008 yılının aynı döneminde 2 milyar 340 milyon dolar artış gösterdi.

YILLIK CARİ AÇIK 44 MİLYAR DOLARA GERİLEDİ

İthalattaki gerilemenin de etkisiyle üç aydır düşük çıkan cari açık Kasım sonu itibariyle yıllık bazda da 44 milyar dolar dolayına geriledi. Yılın ilk sekiz ayında hızlı bir büyüme gösteren cari açık, Ağustos sonunda 48 milyar 992 milyon dolara kadar yükselmişti. İzleyen dönemde küresel krizin şiddetlenmesi, kurlardaki yükseliş, ithalat hacminin hızla daralması, cari açığı küçülmeye başladı. Açık, Eylül sonunda 47 milyar 590 milyon, Ekim sonunda 46 milyar 882 milyon ve Kasım sonunda 44 milyar 93 milyon dolara kadar indi.

7 Ocak 2009 Çarşamba

Doğalgaz krizi Suzuki'ye fabrika kapattırdı

Dünyada 2008 yılının son çeyreğinde yaşanan küresel mali krizden etkilenen ve fabrikadan yaklaşık 1500 işçi çıkaran, ardından ise bir ay boyunca fabrikasını kapatan Macaristan Suzuki, şimdi de doğal gaz krizi nedeniyle fabrikasını kapatmak zorunda kaldı.

Macaristan'da 1991 yılında üretime başlayan ve o zamandan bu yana 1,5 milyon adet binek Suzuki otomobil üreten Japon şirketi bugün doğal gaz alamaması nedeni ile fabrikasına kilit vurdu.

Beş bin kişinin çalıştığı Macaristan Suzuki'den yapılan açıklamada, Estergon şehrinde bulunan fabrikalarında saatte 500 ila 2500 metreküp doğal gaz tüketildiğini, iki günden bu yana Ukrayna üzerinden gelen doğalgazın Macaristan'a gelmemesi nedeniyle doğal gaz alamadıklarını, Macaristan Enerji Bakanlığı'nın günde 2.500 metreküp doğal gaz tüketen firmalara gazı kesmesi sonucu fabrikada üretimin tamamen durduğunu bildirdi.

Fabrikanın doğalgaz krizi çözülene kadar kapalı kalmaya devam edeceği kaydedildi.

4 Ocak 2009 Pazar

Yapı Kredi Kurumsal Yönetim Endeksi'nde

1944 yılında Kazım Taşkent tarafından "Hizmette sınır yoktur" sloganıyla kurulan Türkiye'nin ilk özel bankası Yapı Kredi yol haritasında 64 yıl boyunca payı olan yöneticilerin ördüğü tuğlalar sayesinde küllerinden yeniden doğdu. Çok değil bundan üç yıl önce 3 milyar liralık rekor zararla Koç Finansal Hizmetler-Unicredito ortaklığına devredilen Yapı Kredi, bilançosunda yaşanan iyileşmelerin yanı sıra, 2008'i kurumsal yönetimde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) işlem gören dört büyük bankanın önüne geçerek kapattı. Koçbank'la birleşme sürecinin ardından sermayesi güçlendirilen Yapı Kredi, bünyesinde bir süredir yürüttüğü çalışmaları tamamlayarak 2008'in bitmesine saatler kala Kurumsal Yönetim Endeksi'nde işlem görmeye başladı. Yapı Kredi Murahhas Azası ve Genel Müdürü Tayfun Bayazıt, bankanın başarısında yıllar boyunca hizmet vermiş olan yönetim kadrosunun koyduğu taşların etkili olduğunu düşünüyor.

Kurumsal not 8.02
Yapı Kredi hisse senetleri, 30 Aralık 2008 itibariyle İMKB Kurumsal Yönetim Endeksi kapsamına alındı. Saha Kurumsal Yönetim ve Derecelendirme şirketinden 8.02'lik kurumsal yönetim derecelendirme notu alan Yapı Kredi, böylece Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) kurumsal yönetim ilkelerine önemli ölçüde uyum sağlamış olduğunu da teyit etmiş bulunuyor. Bu notun kendileri için yeterli olmadığını düşünen Tayfun Bayazıt, Kurumsal Yönetim Endeksi'nde büyük bankalar arasından sadece Yapı Kredi'nin olduğunu belirterek, "Hala perfect değiliz, daha iyileştirilecek şeyler var, bu nedenle de notumuz 10 değil" dedi.
Kurumsal yönetimin Türkiye'de şirketleri daha değerli kılmanın önemli bir unsuru olduğunu kaydeden Bayazıt, "Biz de bu konuda kendi ev ödevimizi yaptık. Yani kurumsal yönetimin, şeffaflık, adillik, hesap verilebilirlik, yönetim kurulunun buna göre yapılanması gibi işleri tamamladık ve bir yere geldik. Çalışmalar tamamlandıktan sonra bir banka olarak bundan gocunmamak ve çekinmemek gerektiğini düşünerek girişimlerde bulunduk. Bu rating sisteminden geçelim sonra da notumuzu daha yukarı taşımak için gerekeni yapalım bize bir hedef olsun istedik. Yönetim Kurulu da bunu benimsedi. Bu not bizim için yeterli değil, daha iyisi için uğraşacağız" açıklamasında bulundu.

Evrim mi değişim mi
Aslında Kurumsal Yönetim Endeksi'ne girmek Bayazıt'ın da dediği gibi sonuçlardan biri. 25 yıllık Çukurova Grubu hakimiyetinde kaldıktan sonra bir anlamda sahipsiz geçirdiği birkaç yıllık sürecin Yapı Kredi'de bıraktığı hasarların tamir edildiğinin de bir göstergesi. 3 milyar YTL rekor zararla KFH'ya geçip Koçbank'la birleşme süreci tamamlandıktan sonda sermayesi güçlendirilen Yapı Kredi'nin geçirdiği evrimi de ortaya koyuyor aslında.
"Yapı Kredi çok güçlü bir marka. 1944'te kuruluşundan bugüne kadarki 64 yıl içinde çok çeşitli evrelerden geçti" diyen Bayazıt, Kazım Taşkent'in "Hizmette sınır yoktur" sloganını bugün hala kendilerine ilke edindiklerini söylüyor. Bayazıt, yönetim takımının 64 yıl boyunca her yıl bir tuğla daha eklemesiyle bugünlere gelindiğine inanıyor. Kuvvetli bir marka ve güçlü bir altyapının bankalar için büyük bir avantaj olduğunu vurgulayan Bayazıt, "Bunun arkasına güçlü sermaye yapısı, ehil bir yönetim, iyi bir strateji, bu stratejinin doğru icrasını koyarsanız başarılı sonuçlar ortaya çıkıyor. Genelde bankacılık sektörü için uyumlu ve aynı hedefle çalışan yönetim takımı son derece önemli" diye konuştu.
Yapı Kredi'yi 2010'da çok daha iyi yerlerde hayal ettiğini kaydeden Bayazıt, hala iyileştirme ihtiyaç duyulan alanlar olduğunu belirterek "Bu bir evrim" dedi.

3 Ocak 2009 Cumartesi

Borsanın yıldızları

Geçtiğimiz yılı rekor bir kayıpla kapatan İMKB'de bazı hisseler ise büyük para kazandırdı.

Tarihinin en kötü yılını yaşayan İMKB geçtiğimiz yıl yüzde 51.6 değer yitirdi. Bir başka ifade ile yıla 100 YTL ile giren borsa yatırımcısı, yıl sonunda elinde 48.4 YTL ile kaldı.

Borsa bu kadar kötü bir yıl geçirirken, bazı hisseler ise yaptıkları büyük primlerle dikkat çekti. Sadece 14 hissenin yatırımcısına para kazandırdığı İMKB'de yılın en çok kazandıranı Gübre Fabrikaları oldu.

Gübre Fabrikaları hisseleri yılı yüzde 161 primle tamamlarken, onu yüzde 145 ile AFM Sinemaları ve yüzde 113 ile Feniş Alüminyum izledi.

2008'de Eminiş Ambalaj yüzde 56.98, Bossa ise yüzde 48.37 prim yaptı.

SPOR KULÜPLERİ DE KAZANDIRDI

2008, spor kulüpleri hisseleri açısından da iyi geçti. Fenerbahçe hisseleri geçen sene yüzde 38.15 prim yaparken, Galatasaray hisseleri yüzde 30.85, Trabzonspor hisseleri ise yüzde 11.41 değer kazandı.
 

Bağlantılar